o değilde, ben geçen bu yılan oyununda resmen rekora gidiyordum, varya ekranı doldurmuş gibi birşeydi işte durum ama birden şarj bitmesin mi!...
ağladım resmen...
oturdum zırlayarak, bağırarak ağladım... çığlıklarımı, böğürtülerimi duyan konu komşu koşarak yanıma geldi, durumu soruyorlar ama ben telefonu gösterip ağlıyorum...ağzımdan hiçbir şey çıkmıyor sadece ağlıyorum... salya sümük bir halde oturmuşum halıya ağlıyorum...
oradan biri, acaba ailden birine mi bişey oldu dedi ki demez olaydı ama dedi. sonra baktım, çevremde herkes ağlıyor. ağıt yakanlar, karalar bağlayanlar..ne ararsanız var. birde sayı giderek çoğalıyor... ben bir ara ağlamayı kestim ama artık olay benim ağlamamdan çıkmış bütün sokakcak ağlar hale gelmiştik.
etrafımı karalar bağlamış bir sürü insan kaplamıştı. herkes ağlıyor, herkes birilerinden bahsediyor ama kimse neden bahsettiğini bilmiyordu. arada bir yerlerden, "iyi çocuktu..", "okuyodu, mühendes olacağıdı..", "zaten yaşını almış kadındı.." hastaymış, yatalakmış zatii.." gibi anlamsız, bağlantısız laflar duyuyordum...
en son dayanamadım...
çıktım sokaktaki en yüksek binaya...
binanın tepesine....
aldım elime megafonu...
açıklaım durumu ama bir yandan da korkuyorum. ulan döverlen beni diye... ama açıkladım ve beklemeye başladım... uzun süre sessizlik oldu...sonra yine aralardan biri;
"oğlum o değilde, yan sokakta biri ağlıyodu lan..." dedi. baktım o kalabalık, hurra oraya doğru gitti... bende indim...
2 Mart 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder