ve sonra, döktüğümüz bütün gözyaşlarından, ardından yaktığımız ağıtlardan sonra, uzun, çok uzun zaman sonra birden aklımıza gelmesi ne garip!
herşeyi bırakıp gittikten, gidilecek yer kalmadığından sonra gidecek bir yerin daha olduğunu bilmek ne garip!
kurtulduğunuzu sandığınız bütün hayallerin geri geldiğini görseniz ne yapardınız?
işte şimdi öyle bir durumda bekliyorum!. karşımda yok etmek için uzun çabalar harcadığım hayallerim. saat gece yarısını çoktan geçmiş. yatağımın ucunda bekliyorum.
hayallerim tam karşımda...
donuk gözlerle, soru sormayan dudaklarla bana bakıyorlar. birşeyler ima ettikleri falan da yok. aslında en zoru da bu! hem birşey ima etmeyeceksin, hem de bekleyeceksin!
ben sizi yok etmedim mi?
bağırarak soruyorum. ayağa kalkıp soruyorum. dönerek, yürüyerek, koşarak soruyorum ama onlar yerlerinde duruyorlar. susuyorlar. kelimeleri ağızlarından dışarı salmıyorlar.
çıldırmamamı mı istiyolar. çıldırmak için susuyorlar!
yatağımın ucuna kıvrılıyorum. karşımda durmayın öyle! ya konuşun ya da defolup gidin buradan...
bırakın artık peşimi...
son gücümle, avazım çıktığı kadar bağırıyorum. birden, içlerinden biri haraketleniyor. ben yatağa yatmışım, gücüm tükenmek üzere. yanıma sokuluyor. "biz gidemeyiz sevgili yazar, sen de gidemezsin. çünkü sen, bizi gönderdiğin yere geldin!"
susuyorum...
gözlerim hafiften kapanıyor. sesler duyuyorum ama ne kadar zaman geçti bilmiyorum. anlamsız geliyor duyduklarım, gözlerimi açamıyorum. aradan tek bir cümle, göz kapaklarımdan sallanıyor...
"ölmüş.."
2 Mart 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder