23 Mart 2010 Salı

ellerinde gözlerini taşıyan adamın hüzünlü akşam üstüsü

zamanın bütün sularında, izinsiz, belgesiz dolaşmak için ne gerek acaba? bu hikaye elinde gözlerini taşıyan bir adamın hikayesi. gözlerinin yerinde kara, derin bir boşluk taşıyan ve o boşluğu küçük kırmızı çikolatalarla kapatan bir adamın kısacık ama çok uzun hikayesi. siz sadece bir kaç satırına tanık olacaksınız, ya da olduklarınız sadece bir kaç satırla sınırlı kalacak...

soğuktu sokaklar, ellerine eldiven geçirmeyi çok isterdi ama o zaman da gözlerini kapatmış olurdu. her gün çıkmadan dışarı, uzun uzun ellerini korumanın yollarına bakar, sonra da o uzunluktan sıkılıp çıplak şekilde dışarı çıkardı.

soğuktu hava. ellerinin donduğunu hissetti. gözlerinden yaş geldi, elleri ıslandı. ıslanan ellerinden poşetler kaydı sokağa düştü.

soğuk ve yumurtalı bir sokakta, öylece duruyordu. belki biri yardım eder diyordu... ama olmadı...

kendisi de geri alamadı... gözlerine yumurta kaçmasını istemiyordu.

bu hikaye, gözlerini ellerinde taşıyan bir adamın hikayesi... bugün canı yumurta çekmişti ama yiyemeyecekti...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder